ÖTEKİLEŞTİRMEK

Ötekileştirmek; kendimizden farklı olan insanları “biz” ve “öteki” diye ayırmak, onları dışlamak, küçümsemek veya değersiz görmek demektir.

Oysa hepimiz farklı düşünebilir, farklı inanabilir, farklı bir hayat yaşayabiliriz. Farklı olmak, yanlış veya değersiz olmak anlamına gelmez.

Ötekileştirme Nasıl Ortaya Çıkar?

  • Ayrımcılık: Bir insanı dili, inancı, kökeni, düşüncesi veya yaşam biçimi nedeniyle diğerlerinden farklı ve daha aşağı görmek.
  • Değersizleştirme: Karşımızdaki insanı küçümsemek, onun düşüncelerini ve yaşamını değersiz görmek.
  • Dışlamak: Bir kişiyi veya grubu sosyal çevreden uzak tutmak, aramıza almamak.
  • Genelleme yapmak: Bir kişinin davranışını bütün bir gruba mal etmek. “Onların hepsi böyledir.” demek gibi.
  • Alay etmek: Farklı olanı şaka adı altında küçümsemek veya aşağılamak.
  • “Biz ve onlar” dili kullanmak: İnsanları sürekli iki ayrı gruba bölmek ve karşı tarafı yabancı görmek.

  • İnsanlar Neden Ötekileştirir?
  • Bazen insanlar kendilerinden farklı olanlardan korktukları için ötekileştirir. Bazen de kendi düşüncelerini, yaşam biçimlerini veya gruplarını daha üstün görmek isterler.
  • Bilmediğimiz şeyden korkabiliriz. Tanımadığımız insan hakkında kolayca ön yargıya kapılabiliriz.
  • Ancak bir insanı tanımadan, sadece ait olduğu grup üzerinden değerlendirmek büyük bir haksızlıktır.

  • Ötekileştirmeyi Nasıl Önleyebiliriz?
  • Öncelikle kendi ön yargılarımızı sorgulamalıyız.
  • “Ben bu insanı gerçekten tanıyor muyum, yoksa sadece ait olduğu grup nedeniyle mi böyle düşünüyorum?” diye kendimize sormalıyız.
  • İnsanları kimliklerinden önce insan olarak görmeliyiz. Bir insanın davranışını eleştirebiliriz; ancak yaptığı bir yanlışı onun ait olduğu bütün gruba mal etmemeliyiz.
  • Empati kurmak da çok önemlidir:
    “Ben onun yerinde olsaydım, bana böyle davranılmasını ister miydim?”
  • Bu soruyu kendimize sormak bile birçok davranışımızı değiştirebilir.

Günlük Hayattan Basit Bir Örnek

Mahalleye yeni bir aile taşındığını düşünelim.

Komşular bu aileyi tanımadan onlarla konuşmuyor, çocuklarının diğer çocuklarla oynamasını istemiyor ve mahallede yaşanan her olumsuz olayda onları suçluyorsa, bu ötekileştirmedir.

Oysa bir komşunun “Hoş geldiniz” demesi, tanışması, çocukların birlikte oynamasına izin verilmesi ve o ailenin de mahallenin bir parçası olarak görülmesi, ötekileştirmenin önüne geçer.

Bazen bir selam, bir sohbet ve bir “Hoş geldiniz” sözü bile büyük bir duvarı yıkabilir.

 

Medya ve Sosyal Medyanın Rolü

Ötekileştirme sosyal medyada da çok hızlı yayılabilir.

Sosyal medya algoritmaları çoğu zaman bize zaten düşüncemize yakın içerikleri gösterir. Böylece farklı düşünen insanları tanımadan onların yanlış, kötü veya düşman olduğunu düşünmeye başlayabiliriz.

Hakaretler, linç kültürü, yalan haberler ve abartılı paylaşımlar da toplumdaki ön yargıları güçlendirebilir.

Medyanın kullandığı dil de çok önemlidir. Bir kişinin yaptığı yanlışı anlatırken onun memleketini, inancını, kökenini veya ait olduğu grubu özellikle öne çıkarmak, farkında olmadan bütün bir gruba karşı ön yargı oluşturabilir.

Bu nedenle gördüğümüz her habere hemen inanmamalı, farklı kaynaklardan bilgi edinmeli ve “Bu haber bana ne düşündürmek istiyor?” diye sorgulamalıyız.

 

Sonuç

Ötekileştirmek kolaydır; çünkü insan, kendinden farklı olanı anlamak yerine yargılamayı seçebilir.

Ama asıl erdem, farklı olana rağmen saygı duyabilmektir.

Bir insanı tanımadan yargılamayın. Bir grubun davranışını bütün insanlara mal etmeyin. Farklı düşünmekten korkmayın.

Çünkü hepimiz aynı olmak zorunda değiliz.

Aynı dünyada, farklılıklarımızla birlikte insan gibi yaşayabilmek zorundayız.

 

Unutmayalım:

İnsanı ait olduğu kimlik değil, yaptığı seçimler ve gösterdiği insanlık anlatır.

Her şey gönlünüzce olsun!
Sevgi ve ışıkla kalın!..
Nurgül AYABAKAN

 

 

Telif Hakkı©2021 Sevginin Işığı “Şifa”. Tüm Hakları Saklıdır.
Bu yazıyı tümü olmak şartıyla, değiştirilmeden, bedava olarak ve bu telif hakkı uyarısı ve internet bağlantısı (https://sevginin-isigi-sifa.com/) ile birlikte kopyalamaya ve dağıtmaya izin verilmiştir.
 

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir