Sevgili okuyucularım,
Hep “mutluluk” kelimesini duyarız. Peki bu kelimenin altında gerçekten ne yatıyor? Sizlere mutluluk ne çağrıştırıyor?
Çoğu insan mutluluğu bilinçaltında dış koşullara bağlı olarak yaşar ve onu hep dışarıda arar. “Maddi imkânlarım iyi olsa mutlu olurum” der. Oysa maddi durumu çok iyi olan milyonlarca insan var ama içsel mutluluğu bulamamış durumda. Çünkü mutluluk başka, içsel mutluluk bambaşkadır.
Mutluluk, o anda sizi sevindiren geçici duygulardır. İçsel mutluluk ise her koşulda var olabilen bir huzur halidir. İçsel mutluluk insanı içsel huzura götürür. Kişinin kendisiyle barışık olması, kendini olduğu gibi kabul etmesi ve doğal kalabilmesiyle ortaya çıkar.
Sabah kalktığınızda sebepsizce kendinizi huzurlu ve mutlu hissediyor musunuz?
İnsanların size söylediği sözlerle mi mutlu oluyorsunuz?
Birileri sizi takdir ettiğinde yükselip, eleştirdiğinde düşüyor musunuz?
Eğer başkalarının sözleri iç dünyanızı kolayca etkiliyorsa, mutluluğunuz dış koşullara bağlı olabilir.
Seyahat ettiğim ülkelerde gözlemlediğim bir şey var: Bazı insanların mutluluğu yüzlerinden, gözlerinden belli oluyor. İçsel mutluluğu bulmuş insanlar sizinle konuşurken o enerjiyi size geçiriyorlar. O sıcaklığı, içtenliği ve doğallığı hissediyorsunuz. Bazıları ise sadece soğuk bir “merhaba” ya da zoraki bir gülümsemeyle karşılık veriyor.
Bu durumun gelişmiş ekonomiyle doğrudan ilgisi yok. Hatta ekonomik ve sosyal şartların zor olduğu bazı ülkelerde insanların içsel mutluluğunu daha net görebiliyorsunuz. Doğallıkları, sevgileri ve paylaşımcılıkları daha açık hissediliyor. İçsel mutluluğu bulmuş insanlar paylaşımcıdır; hayata sadece maddi gözle bakmazlar.
Dış koşullara bağlı mutluluk ise şartlara bağlıdır:
“Maddi imkânlarım iyi olursa mutlu olurum.”
“Araba alırsam mutlu olurum.”
“Evlenirsem, çocuğum olursa, terfi alırsam mutlu olurum.”
“Yeni telefon alırsam, güzel restoranlara gidersem, marka kıyafetler giyersem mutlu olurum.”
“Başkaları beni beğenirse, takdir ederse, sosyal medyada çok beğeni alırsam mutlu olurum.”
Buna benzer birçok neden sıralayabiliriz.
Sosyal medyada paylaşılan bazı fotoğraflara baktığınızda zoraki gülüşleri fark edebilirsiniz. Oysa insanın doğal gülüşü maskesizdir. İçsel mutluluk saklanamaz; aura gibi dışarı yansır.
Dışa bağlı mutluluk doyumsuzdur. Çünkü istek ve talep üzerine kuruludur. Talep karşılanmadığında mutsuzluk başlar.
Bir çocuğu düşünelim: Oyuncak ister, alınca mutlu olur. Bir süre sonra yeni bir oyuncak ister. O da alınır. Eski oyuncak unutulur. Üçüncü isteği karşılanmadığında ise mutsuzluk başlar. Çünkü mutluluk dışsal nesnelere bağlanmıştır.
Bu durum yetişkinlikte de devam eder. Çocukken her isteği karşılanan birey, büyüdüğünde mutluluğu dış koşullara bağlamaya devam edebilir. Bazı aileler “Biz yaşamadık, çocuğumuz yaşasın; gözünde hiçbir şey kalmasın” düşüncesiyle hareket eder. Ancak farkında olmadan çocuğu içsel mutluluk yerine dışsal mutluluğa alıştırabilirler.
Oysa gerçek mutluluk, sahip olduklarımızdan önce kim olduğumuzla ilgilidir. İçsel mutluluk; kendini tanımak, kendini sevmek ve hayata şükürle bakabilmektir. İçsel mutluluğun kaynağı sevgiden geçer.
Unutmayalım:
Dışsal mutluluk geçicidir.
İçsel mutluluk ise kalıcıdır.
Sevgi ve ışıkla kalın!..
Nurgül AYABAKAN
Bu yazıyı tümü olmak şartıyla, değiştirilmeden, bedava olarak ve bu telif hakkı uyarısı ve internet bağlantısı (https://sevginin-isigi-sifa.com/) ile birlikte kopyalamaya ve dağıtmaya izin verilmiştir.