OLGUNLUK

Sevgili okuyucularım olgunlukla ile ilgili 2013 yılında okuduğum yazıyı sizlerle paylaşıyorum.

Olgunluk insan için çok güzel bir niteliktir. Fakat bu niteliği taşımak kolay değildir, ağır sorumluluklar yükler. Olgun denilen bir kişi, yalnızca aklıyla ve kendi hesaplarıyla yaşayamaz. Aklıyla kalbini birleştirmeli, her ilişkisine sevgi, şefkat, merhamet yol göstermelidir. Olgun kişi sahip olduklarıyla gurur duymaz, kendini kibre kaptırmaz, ölçüsüz söz söylemez, ölçüsüz davranışlarda bulunmaz… Eline, beline, diline hakim olur.

Olgun insanlar ilk bakışta hemen anlaşılırlar. Yüzlerinde nur, bakışlarında şefkat vardır. Duruşları dimdik, fakat tevazuları yüksektir. Sözleri olumlu, kararları adildir. Yüreklerinden etrafa yayılan olumlu enerjiyi adeta görür, hisseder, yarattığı olumlu ortamı fark ederek yaşarsınız. Sevgilerini ulu orta ifade etmez, yüreklerinde saklarlar ama sevgileri bakışlarından bile dışa yansır bulundukları her yer onların sevgisiyle şenlenir. Onlar için insan ayırımı yoktur. Çünkü onlar sorun yaratmak için değil, sorunsuz yaşamak için çalışırlar. Olgunluğa ulaşmamış insanlardan farklı bir yol izlerler; vererek, severek, cömertlik içinde ama karşılığında hiçbir bir şey beklemeden yaşarlar.

Olgun insanların kısmeti açık, bereketi boldur. Onlar almayı değil vermeyi düşündükleri için Allah da onları düşünür ve düşünmedikleri kadar verir. Onlar her durumda bilinçli bir tatmin duygusu içindedirler. Tok gözlü davranırlar, hayatlarına yokluk değil bolluk ve şükür duygusu egemendir.

Olgun insanların en büyük zevki bilgiye, gelişime, bütünlüğe doğru yürürler. Ne bilgileriyle, ne servetleriyle, ne güzellikleriyle övünmezler. Sevgiyi, şefkati, merhameti, hayır ve hizmet yapmayı insanlıklarının bir gereği olarak görürler. Ruhsal zenginlik ve cömertlik içinde yaptıklarına karşı hiçbir beklenti içinde olmazlar. Hele gurura ve kibre hiç kapılmazlar. Bilirler ki gurur ve kibir yüksek egodan kaynaklanır. Oysaki onların çabası egonun yaşamlarına olan etkisini en aza indirmektir.

Olgunluğa erişmemiş kişiler çok şey bildiklerini ve her bildiklerinin de önemli olduğunu zannederler. Bildiklerini her yerde ortaya dökerler. Bildiklerinin doğruluğunu iddia eder, farklı bir şey söyleyenle sert tartışmalara girerler. Oysaki olgun kişiler az konuşur ve tartışmaya ise hiç girmezler. Tartışanlar bildiklerinden endişe duyanlardır. Hem her şeyi bildiklerini iddia ederler, hem de bildikleri yanlış çıkacak diye korkarlar. Tek sermayeleri bildiklerini zannettikleri şeyler olduğu için, gözü kara tartışmaya girer ve cansiperane korumaya çalışırlar. Olgun kişiler bilmek kadar, her şeyi bilmemenin de doğallığına ulaştıkları için tartışmaya gerek duymazlar.

Kaynak İnal AYDINOĞLU

Her şey gönlünüzce olsun!
Sevgi ve ışıkla kalın!..
Nurgül AYABAKAN
Telif Hakkı©2021 Sevginin Işığı “Şifa”. Tüm Hakları Saklıdır.
Bu yazıyı tümü olmak şartıyla, değiştirilmeden, bedava olarak ve bu telif hakkı uyarısı ve internet bağlantısı (https://sevginin-isigi-sifa.com/) ile birlikte kopyalamaya ve dağıtmaya izin verilmiştir.
 

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir