HAYATLA BÜTÜNLEŞMEK

Sevgili okuyucularım, bu ayki kitap paylaşımın bir bölümünün paylaşıyorum.

“Düşünmek, bilincinizin ve kimliğinizin küçük bir parçası olmaktan öteye gitmez.

Mutsuzluğun başlıca sebebi asla durumun kendisi değil, onunla ilgili düşüncelerinizdir.

Düşündüklerinizin farkında olun. Kasıtsız, sadece olduğu, gibi olan durum ile o durum hakkındaki düşüncelerinizi daima birbirinden ayırın. İşte durum ya da gerçek ve işte benim onunla ilgili düşüncelerim. Hikayeler uydurmak yerine gerçeklerle bağlı kalın. Örneğin “Ben mahvoldum!” bir hikayedir. Sizi kısıtlar ve etkili bir eylem yapmanızı engeller. “Banka hesabımda elli sent kaldı, “ bir gerçektir. Gerçekle yüzleşmek sizi daima güçlendirir. Hislerinizi büyük bir ölçüde düşüncelerinizin yarattığının farkında olun. Duygu ve düşünceleriniz olmaktansa onların ötesindeki farkındalık olun.

Hiçbir durum tesadüfi değildir ve hiçbir durum ya da şey kendi başına var olmaz. Vücudunuzu oluşturan atomlar yıldızların içinde oluşmuştur ve en küçük bir durumun nedenleri bile aslında sonsuz ve birtakım anlaşılmaz yollarla bütünle bağlantılıdır.

Zihin, insan eli değmiş bir bahçede daha rahattır çünkü burası düşünce aracılığıyla planlanmıştır; organik olarak büyümemiştir. Burada zihnin anlayabileceği bir düzen vardır. Oysa ormanda zihne karmaşık gelen anlaşılmaz bir düzen bulunur. Bu düzen zihnimizde iyi ve kötü diye ayırdıklarımızın ötesindedir. Bunu düşünceyle anlayamazsınız. Düşünceyi bir kenara bırakıp dingin ama uyanık olursanız ve anlamaya ya da açıklamaya çalışmazsanız hissedebilirsiniz. Ancak o zaman ormanın kutsallığının farkında olabilirsiniz. O gizli ahengi, o kutsallığı hissettiğinizde ondan farklı olmadığınızı anlarsınız. Ve bunu anladığınızda onun içinde bilinçli bir katılımcı olursunuz. Böylece doğa sizin hayatın bütünlüğe yeniden bir olmanıza yardım eder.  

İyi olmaya çalışarak değil zaten içinizde var olan iyiliği bularak ve o iyiliğin su yüzüne çıkmasına, izin vererek iyi olabilirsiniz. Ama iyiliğiniz ancak bilinç durumunuzdaki temel değişikliklerle su yüzüne çıkar.

Uyanışın olmazsa olmaz bir parçası, uyanmamış sizi, yani düşünen, konuşan ve harekete geçiren egoyu tanımaktır. İçinizdeki bilinçsizliği tanıdığınızda bu tanıma, bilincin doğmasını sağlar ve dolayısıyla uyanış başlar. Nasıl karanlıkla savaşamazsanız egoyla da savaşıp kazanmazsınız. Tek ihtiyacınız olan bilincin ışığıdır. O ışık sizsiniz.”

Her şey gönlünüzce olsun!
Sevgi ve ışıkla kalın!..
Nurgül AYABAKAN
Telif Hakkı©2021 Sevginin Işığı “Şifa”. Tüm Hakları Saklıdır.
Bu yazıyı tümü olmak şartıyla, değiştirilmeden, bedava olarak ve bu telif hakkı uyarısı ve internet bağlantısı (https://sevginin-isigi-sifa.com/) ile birlikte kopyalamaya ve dağıtmaya izin verilmiştir.
 

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir