GÜNÜN FARKINDALIĞI
İlk dersiniz insanların kim olduğunuzu öğrenmesine izin vermemektir. Felsefenizi biraz kendinize saklayın. Bu tıpkı meyvelerin oluşumuna benzer. Tohumlar bir mevsim boyunca toprağın altında kalır ve gizli gizli, yavaşça büyüyüp olgunlaşır. Fakat henüz gövdesi tam olarak gelişmeden başaklar filizlenirse asla olgunlaşma fırsatı bulamayacaklardır. Siz de böyle bir bitkiye benziyorsunuz. Meyvelerinizi zamanından önce gösterirseniz kış geldiğinde hayata tutunamazsınız.
Bu noktada şöyle düşünmek kulağa güzel gelebilir: “Bu öğrendiğim şeyler harika. Hepsini anlıyorum. Ben bir Stoacıyım.” Ama bu o kadar da kolay bir şey değil. Yalnızca felsefeyle hem fikir olmuş olmanın, köklerin zihnine tam anlamıyla oturduğu anlamına gelmez.
Zekice şeyler söyleyebilmek için kitap okumak ya da göz korkutucu bir kütüphaneye sahip olmak, sadece komşularını etkilemek için bir bahçeye sahip olmaya benzer. Oysa aileni doyurmak için bahçecilikle uğraşmaya ne dersin? İşte bu zamanını harcayabileceğin saf ve faydalı bir yoldur. Stoacılığın tohumları epey derinlere gömülüdür. Onları beslemek ve onlara bakmak için gerekeni yap. OPnlar (ve sen) ancak bu şekilde hayatın zorlu kışlarına karşı hazırlıklı ve güçlü olabilirler.
Kaynak: Stoacının Günlüğü
Sevgi ve ışıkla kalın!..
Nurgül AYABAKAN
